yaraların iyileşmesi tedavi eder mi sence?
gözlerinin içine tekrar bakmak istediğin yılan; karanlıkta uzun süre önce kaybolmuşken
yüzleşmen gerekmez mi kanında taşıdığın zehir ile?
yürümeye devam ediyorsun bu korkutucu yolda
sence?..
artık kanamıyorsun ve hassas bir noktan kalmadı
ama kafanın içine gömdüğün anıları neden arıyorsun?
katili uzun süre önce öldürdün,cesedi yok ettin ve hiç bir şey olmamış gibi...
hiç bir şey olmamış gibi kanunlar yazmaya devam ediyorsun..
insanoğlunun yüzleşmesi gereken şey,
evrenin teorilere bile değer vermezken
onun koyduğu kuralları
hakaret olarak gördüğüdür...
parçalara ayrılmayı hayal etmez miydin herhangi bir son olmadığıyla yüzleştiğinde?
hiç bir madde yok olmazmış denilene göre..
yaşam bile...bu yüzden mi devam ederken arkanda bir şeyler bırakmayı seçiyorsun?
nasıl vücudunun çürüdüğünü düşünmeye başladıkları anda,doğaya karışıp başka bir bilinci edinmeyi düşünüyorsan
aynı şeyi bilinç altında hissetmiyor musun?
anılar..evet...toprak sen gökyüzü uçsuz bucaksız uzay
anlamadığın şey bu,hepiniz birsiniz...her biriniz..
yaşamında ne gibi bir mucize bekliyordun ki
gerçeklerle kafanda oluşturduğun kurguyu somutlaştırsın...
ne gerçek,gerçek değil...ne de hayallerin...
işte bu yüzden elinde olan tek şey bu
içgüdülerin...işte seni ufuku göremeden ilerlemeye iten şey...
ve zehir hala kanında dolaşmaya devam ediyor...
acaba seni ısıran yılan mı zehirledi seni?
yoksa zaten ölümcül müydü sürüklediğin hayat?
damarlarında dolaşan şeyi gözünle görmeye mi ihtiyacın vardı
aslında yaşamın düşmanı olduğun gerçeği ile yüzleşmek için?
titriyorsun,ve canın yanıyor
odaklanamıyorsun,çünkü gözlerin kendi içindeki paranoyak arayışından kurtulamıyor
bir anahtar bulmak istiyorsun kendi içinde...ama neyi açmayı istediğini bildiğini sanmıyorum
yeniden ısırılmak istiyorsun...çünkü içinde sakladığın şeyi görmen gerek..
kendine zarar veremiyorsun çünkü suçluluk duygusu senin için çok buyuk
istediğin şey bir neden öyle değil mi?seni çağıran uçurumdan aşağıya atlamak için bir sebep..
ama şunu hiç hesaba katmadın mı?
orada seni hiç bir şey beklemiyor...
boynun başını kaldıramayacak kadar güçsüz,karşı tarafta ne olduğunu göremiyorsun
köprüleri yakalı uzun süre oldu ve başladığın yerin neresi olduğunu hatırlamıyorsun
hatıraların yok,ama düşüncelerin geçmişte hapsolmuş
anılarından kurtulamıyorsun,döndüğün her sokak,yürüdüğün her cadde...
kat ettiğin her mesafe seni aynı yere döndürüyor
beynin dün olarak nitelendirdiğin cezaevinin mahkumu
manik hareketlerinin tüm açıklaması bu...
her saniye bugüne yetişmeye çalışan düşüncelerin
yarınla nasıl yüzleşebilir?
merak ettiğim şey,bugün için bile fazlasıyla güçsüz olan sen
yarına ulaşmak için neden bu kadar hırslısın..
bu içgüdü değil,çünkü ne yaptığının farkındasın
bu karanlık şehirde kaybolmamışsın..
gördüğüm kadarıyla seni morga götürüyorlar
ama gözlerin her şeyi görüyor
hakkında söylenilen her şeyi duyuyorsun
işte bu... seni yarına taşıyan şey bu...
sen sahip olduğun doğrular adına...
isyan ediyorsun..















Comments
..benden baba olur mu?
Previous Page12Next Page